“Güzeldik. Genç, diri, tazecik. Yazık, seninle beraber sokağa çıkıp el ele dolaşmadık. Rumelihisarı’nda ağzımızdan dumanlar saça saça, domates salçalı, sucuklu tost yemedik. Sen geceye yakışıyordun. Kısacık kış günlerinin sonuna yetiştiğimiz saatlerde uyanıyorduk. Arka odaya etraftaki apartmanların arasından süzülen tatlı bir akşam kızıllığı çöküyordu. Mor çarşaflarını seviyordum. Yatağına mor çarşaf seren erkekle sevişilir, diyordum kendime. Gün ışığında senden ürkmüyordum. Kendine Zeusluğu boşuna yakıştırmamıştın. Seviştiğim en yakışıklı erkektin. Yunan heykellerine taş çıkartan seyirlik bir gövden, uzak Amazon yerlilerini hatırlatan vahşi bir yüzün vardı. Böyle güzel bir insan dünyaya çocuklar armağan etmeliydi. Sen kedileri seçtin.” Defne Suman’dan büyümek, kadın olmak, kalmak ve gitmek üzerine öyküler… Ön okuma metni Defne Suman Hakkında: Defne Suman, 1974 yılında İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladı. Yüksek lisans tezinden çıkan makalesi “Feminizm, İslam ve Kamusal Alan” İslam’ın Yeni Kamusal Yüzleri adlı kitapta yayımlandı. 2007 yılında açtığı blogu “İnsanlık Hali” Türkiye’de ve dünyada çok sayıda okurun düzenli olarak ziyaret ettiği bir site haline geldi.